|
Patentlerin Ticarileştirilmesi |
Dünyada kullanılabilir pratik teknik bilginin yaklaşık %80’nının sadece patent dökümanlarında olduğu bilinir. Her geçen dakika artmakta olan dünyadaki patent sayısının yaklaşık olarak iki yüz altmış milyon olduğu söylenmektedir.
Teknik bir ürünün ticarileştirilmesinde iki önemli nokta var: Birincisi: ürünün maksimum faydayı verecek şekilde ergonomik olarak geliştirilmesi. İkincisi geliştirilen bu ergonomik ürünün satılması.Çoğu kere firmaların ar-ge’sinde çalışan aykırı insanlar; kendileri olmasa firmanın satacağı bir şey olmayacağını düşünerek kendilerini çalıştıkları firmanın ‘’üstünde görür.’’ Firmanın üstünde görme durumu bu aykırı insanların akraba, arkadaş çevresinin pohpohlamasıyla daha da keskin bir hal alır. Aykırı insan ayrılıp kendi işini kurayım mı diye tabiri caizse düşünmeye başlar. Bu süreç iki üç yıl sürer. Bu süreçte geliştirdiklerini beyninde saklar; rutin mühendislik yapmaya başlarlar. Bu aykırı insanlar nihayet ayrılırlar. İki , üç sene beyinlerinde sakladıkları ile beraber hemen ürün yaparlar ve bu ürünün patentini alarak piyasaya çıkarlar. Bu aykırı insanların %99 ticareti hiç bilmediklerinden kısa bir süre sonra batarlar. Başvuru yaptıkları patentlerde yalnızlığa terk edilir. Özellikle kendi ülkesindeki firmalar patent başvurusu bir işe yarasaydı batan aykırı insan batmazdı diye düşünürler. İlerleyen yıllar bunun öyle olmadığını ticari olarak kabiliyetli bir insanın o patenti keşfetmesi ile gösterecektir. Bilim tarihi hep bu mantığın tekerrürü ile doludur. Buhar makinasını ilk bulan Çinliler bunu sanayiye uyarlayamamışlardır. Buhar makinasını gören Watt, Çin’de bulunuşundan yaklaşık bin sene sonra sanayileştirmiş ve ‘’sanayi devrimini ‘’ başlatmıştır.Dünyadaki patent başvurularının anlattığım kategoride olması sebebiyle, ticari olarak kabiliyetli günümüz anlatımıyla ‘’girişimcilere‘’ ve bu girişimcilerin bu dökümanları bizzat kendilerinin incelemesini gerek vardır. Genel de ticari olarak başarılı girişimciler çok yoğun olduklarından bu işi teknik kadrolarına pas etmekteler; teknik kadroların bakış açısı ticari olmadığından bu çalışma boşa gitmektedir.Öyle patent başvuruları vardır ki başvuru tarihinden elli sene sonraki topluma hitap eder. Örneğin raylı katlamalı tentenin ilk bulunuşu İrlandalı bir mucite aittir. Buluş tarihi ise 1910’dur. 1910 tarihinde dünya savaşların içindedir. Halk fakirdir. Bu buluşun genel dünya insanı anlamında kabul görmesi mümkün değildir. Öyle de olur. 1990’lara gelindiğinde dünyada refah ve zenginlik arttığı görülür. Raylı katlamalı tenteler 1990’dan sonra insanların hayatına girer ve dehşet şekilde pazarı oluşur.Önceki yıllarda başvurulup, Pazar bulamayan patentleri incelemeye ne dersiniz! |